Tüm kadın giyim fırsatları için tıklayın !

27 Mart 2013 Çarşamba

Bluzları Kısaltma Vakti!

Moda Haftasını geride bıraktık arada birde röportaj sürprizi  yaptım sizlere...  Şimdi sezon trendlerine yavaş yavaş başlama vaktidir. Bu sezon rengarenk, bol desenli, sezonun enerjisini yansıtan trendler var. Hepsini çok sevdim ve havaların ısınması için sabırsızlanıyorum diyebilirim. Bu yazıda başlıktan anlaşılacağı üzere pek çok dergi ve katalogda rastladığımız  kısa bluzlardan bahsetmek istiyorum. Yazılarımda tek bir trend ana başlık olarak bulunsa da yaptığım kombinler de kullandığım yan parçalar size başka trendler hakkında ipuçları verecektir.


 Yukarıdaki kombinde enerjik bir örnek verdim biraz bohem, tam anlamıyla bir yaz kombini... Bu tarz bluzları giyerken yüksek belden şaşmamak birinci koşul! Göğüs altı dediğimiz modelleri kullanmazsanız yüksek belli pantolonlar işinizi epey kolaylaştıracaktır. Bu sezon pembenin hemen hemen her tonu çok moda... En önemli detay canlı renkleri birbiriyle kombinlemek. Ben sarı ve pembeden oluşan bir kombin yapmayı tercih ettim. İki renk efektli yüksek bel zımbalı şort ile belden bağlanan bu bluzun uyumuna bayıldım. Biraz 60`lı yılların esintisini taşıyor. Bence böyle bir kombin de kullanılacak en güzel aksesuar saat. Zaten yeterince hareket var takının boğacağını düşünüyorum.


 Bu  bluzları hep spor kombinler ile hayal ediyorsanız yanılıyorsunuz. Klasik bir takımla da gayet başarılı bir şekilde kullanabilirsiniz. Yüksek bel erkek pantolonu ve yine sezon modası çizgili desen bir blazer ile kombin yapmayı tercih ettim. Benzer kombinleri pek çok markanın defilesinde görmüşsünüzdür. Özellikle Balmain,  Mango gibi markalar bu trendin öncülerinden... Siyah-beyaz  kombinlerde çanta yada ayakkabı da canlı renkler tercih edebilirsiniz. Ben kullandığım clutch da şeker pembesini tercih ettim.


 Bu sezonun vazgeçilmezlerinden biride neon renkler... Ben neon renkleri, melanj ile çok yakıştırıyorum. Melanj kısa bluz ile neon yeşil A kesimli bir etek tercih ettim. Bu  etekler hem yüksek belli olması hemde kesimi nedeniyle vücut kusurlarını çok iyi kapatma özelliğine sahip... Bu sezon mutlaka bir tane edinin derim. Bu kombin için kullandığım kolyeye dikkat! Bu sezon sıkça karşınıza çıkacak bu gerdanlık formundaki  kolyeler, kıyafetlerinizi hareketlendirmek için kurtarıcınız olacak. Ayakkabı olarak şeffaf bir model tercih ettim. Bu sezon her tarz ayakkabıda şeffaflık hakim! Özellikle neon renkli olanların çok şık durduklarını düşünüyorum.


Son olarak hem gündüz hem gece rahatlıkla kullanabileceğiniz, yavru ağzı ve pudra renklerinin hakim olduğu bir kombin sunuyorum. Bu sezon soft renkleri bir arada kullanmak çok revaçta.  Özellikle birbirine yakın tonları kombinleyin. Eğer tepeden tırnağa renklere bürünmek istemiyorsanız; boyfriend jeanler kurtarıcınız olacak. Bu pantolonları neden mi bu kadar çok sevdim? Çünkü yüksek topuklar ile geceye, loafer yada sneakerslar ile gündüze kolayca adapte olabiliyorlar ve oldukça rahatlar. Bu sezon ''wedges'' dediğimiz dolgu topuklar yine revaçta. Özellikle platform ile rahat edemeyenler ama yüksek topuk giymek isteyenler için kurtarıcı nitelikteki bu modeller; bu sezon  biraz daha yükselerek platformlar ile yarışacaklar benden söylemesi.  Kısa bluzlar konusunda benden bu kadar başka trendler hakkında yazacağım yazıların görsellerinde yine kullanabilirim. Böylece elimizde bol bol örnek olmuş olur. Yaza kısa bir süre kaldı. Karınları bol bol çalıştıralım. Zira kısa bluzları tercih etmemek elimizde ama plaj modasından kaçış yok :) Blogu takiplemeye devam! Sevgiler...
Facebook Beğen Sayfası İçin TIK TIK...
Instagram Takip İçin TIK TIK...
Twitter İçin TIK TIK...

22 Mart 2013 Cuma

Farklı,Cesur,Genç Yaşına Rağmen Zirvede Bir Fotoğrafçı: Emre Çetin!





 Emre ile tanışma hikayemiz lise yıllarına dayanıyor. O zamanlar belki ikimizinde farklı hayalleri vardı. Fakat onun sanatçı bir yönü olduğunun farkındaydık. Yıllar sonra sosyal  medyanın bize de bir faydası oldu ve yeniden bağlantıya geçmiş olduk :) Modaya olan ilgimizin ikimizinde ortak noktasıydı. Emre genç  yaşına rağmen devlerle yarışacak kadar deneyime sahip bir moda fotoğrafçısı... Pek çok dergi ve firma ile yaptığı çalışmalar moda dünyasında takdir ile karşılanıyor. En son Barbaros Şansal ile yaptığı çekim ile kendinden söz ettirdi. Emre ile moda fotoğrafçılığına olan ilgisinden, tasarımcı yönüne, sektörde ki sıkıntılardan İzmir de bu işi sürdürmenin dezavantajlarına kadar pek çok konuda keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

Moda fotoğrafçılığına nasıl başladın?

Fotoğraf eğitimini üniversite yıllarımda aldım. Bu dönemde boş zamanlarımda moda dergilerini takip ediyordum. Sonrasında oradaki çekimleri göre göre bu alana büyük bir ilgi duymaya başladım ve moda fotoğrafçılığına yöneldim.


Senin için bu mesleği çekici hale getiren şey nedir?

Modaya olan ilgim fotoğrafa duyduğum sevgiyle  birleşince moda fotoğrafçılığı benim için çekici hale geldi. 

Sana göre bu meslekte eğitim ne kadar önemli? Artı yada eksi olarak değerlendirmek gerekirse eğitim mi ağır basıyor yetenek mi?
Bence eğitim önemli ancak bu işin eğitimini almış olmak asla iyi fotoğraf çekebilmeyi yanında getirmiyor. Fotoğraf bir görme , algılama , yorumlama işidir, sanattır. Herkes deklanşöre basabilir ama herkes fotoğrafçı olamaz. 

Keşke fotoğrafını çekebilsem dediğin biri var mı?
Lady Gaga ile bir çekim yapmak isterdim.

Model seçiminde nelere dikkat ediyorsun?
Model seçerken mümkün oldukça iyi anlaşabileceğim , rahat çalışabileceğim biri olmasını istiyorum. Aynı zamanda sıradan olmayan,insanların her an sokakta rastlayamayacağı yüzler seçmeye özen gösteriyorum.


Çalıştığın firmaları seçerken dikkat ettiğin noktalar var mı?
Çalıştığım firmalar kesinlikle yeniliklere açık , cesur ve güvenilir olmalı . Sıradan işler isteyip herkesten farklı olmayı düşünmemeli.

Tarzını kısaca özetlemen gerekseydi fotoğraflarını bizim için nasıl yorumlardın?

Var olanı olduğu gibi yansıtmak yerine fotoğraflara kendi yorumumu katmayı seviyorum.Güçlü flaşlarla beyaz fonda fotoğraf çeken biri olmadım hiç , yaptığım işlere daha sanatsal açıdan bakıyorum . Tabi fotoğraflarıma kattığım bu yorum çalıştığım markanın veya tasarımcının genel çizgilerini ve tasarımcının yorumunu asla zedelemeyecek tarzda oluyor.

Sürekli bir yarışın devam ettiği  bu sektörde İzmir de olmanın dezavantajları olduğunu düşünüyormusun?
İzmir de olmanın hiçbir avantajı olmadığı gibi üstüne bir çok da dezavantajı var. Her şeyden önce sektörün devleri İstanbul merkezli. Model ve mekan çeşitliliği konusunda yine İstanbul fazlasıyla ön planda. Ticari olarak değerlendirdiğimizde ise İzmir`in dezavantajını söylemiyorum bile...

Çekimler öncesi saç, makyaj ve stylinge müdahale ediyormusun? Yoksa özel olarak çalıştığın ve güvendiğin bir isme mi emanet ediyorsun?
Çalıştığım isim kim olursa olsun mutlaka müdahale ederim , Her şey dört dörtlük oldu deseler bile benim gördüğüm bir eksik veya farklı olması gereken bir şey mutlaka olur .



Bu meslekte sıkıntı duyduğun taraflar var mı ?

Mesleki sıkıntılarımız tabi ki var. Bunların başında telif haklarımızın yeterince korunamaması gelirken, iyi fotoğrafçıların ve kaliteli fotoğrafların moda ve reklam sektörüne katkısının ülkemizde henüz tam anlamıyla fark edilememiş olması da bence çok önemli bir sorun.

Son yılların gündem konusu bol rötuşlu fotoğraflar hakkında senin düşüncelerin neler?

Moda çekimlerinden çok kişisel çekimlerde bol rötuş talebi geliyor ben de talebe göre fotoğrafı değerlendirip uygun olanı yapıyorum. Moda çekimlerinde sadece ufak müdahaleler yapıyorum. Rötuşa karşı değilim ama tabi ki bunun da bir sınırı var .

Bildiğim kadarıyla bir tasarımcı kimliğinde var. Bu konuda projelerin var mı? İleri ki dönemlerde yapmak istediklerin neler?

Evet ama henüz çok amatörüm, ufak bir not defterim var tasarımlarımı ona çiziyorum ve  modacı arkadaşlarımın desteği ile kendimi yavaş yavaş geliştiriyorum. Şimdi değil ama  ileri ki zamanlarda bir atılım yapmayı düşünüyorum. Detayları henüz belli değil ama gelişmeler bu yönde diyebilirim 

Mesleğin başında olan yada bu alana ilgi duyan arkadaşlara önerilerin var mı?


Mesleğin başındaki arkadaşlara tavsiyem; taklitten uzak ama güncellikten de kopmayarak bol bol fotoğraf çeksinler. Meslekte zirveye çıkabilmek için ara vermeden çalışmaları ve kendilerini geliştirmeleri gerektiğini unutmasınlar .

Son olarak beğendiğin moda dergileri, takip ettiğin bloglar yada online dergiler var mı? 

Genel olarak Harpers Bazaar ve bazen de Vogue okuyorum. Blog olarak sizin bloğunuzu takip ediyorum. Takip ettiğim yabancı fotoğrafçıların yeni çalışmalarına bakıyorum.

Sosyal Medyada Emre Çetin:
Facebook Beğen Sayfası
Pinterest
Flickr

19 Mart 2013 Salı

İSTANBUL MODA HAFTASINDAN GERİYE KALANLAR


 Mercedes Benz Fashion Week sonra erdi ama dedikodusu hala devam ediyor. İstanbul Moda Haftası her dönem bir öncekinden çok daha renkli ve canlı geçiyor. Yerli modacıların dünya podyumunda yer alması adına bir köprü oluşturan bu organizasyon; biz bloggerların da işin mutfağını görmesine yardımcı oluyor. Tüm davetliler sosyal medya aracılığı ile neredeyse canlı yaptılar diyebiliriz ama ben yinede kendi beğenilerimi sizler  ile paylaşmak istedim.


Moda haftasının renkli koleksiyonları arasında adL+Cengiz Abazoğlu, Atıl Kutoğlu ve Tanju Babacan vardı. Ben renk trendini çok sevdim. Özellikle kışın kasvetini dağıtacağını düşündüğüm bu renkleri giymek için şimdiden sabırsızlanıyorum. Cengiz Abazoğlu; misyoner yakalar ve blazer ceketler ile bayanlardaki smokin trendini kendince yorumlamış.  Peplum trendini bluzlarda kullanırken; gece elbiselerinde transparan detaylara yer vermiş. Atıl Kutoğlu defilesinde geometrik desenler erkek, bayan ayırt edilmeksizin kullanılmış. Kiremit ve turuncu, canlı kırmızı  ile kombinlenmiş böylece sıcak renkleri birbiriyle kullandığımız kombinlere bir örnek teşkil edilmiş oldu. Metalik renkler; kürk ve işlemeler daha da hareketli hale getirilmiş. Metalleri bu sene hem kıyafetlerde hemde tırnak modasında sıkça göreceğiz. Tanju Babacanın ''yumurta'' temalı defilesi çok renkli geçti. Yeşil ve maviyi, sarı ile kırmızıyı başarılı bir şekilde kullanan Babacan 60`lı ve 70`li yıllara göz kırpmaktaydı.






Bayanlarda smokin trendinin en güzel ve modern örneklerini Jale Hürdoğan ve Nihan Buruk defilelerinde gördük. Nihan Buruk gri, kırmızı ve siyahı başarıyla kombinlerken kendi sıradışı tarzını da kısa pantolonlu ve zincirli smokinleriyle göstermiş oldu. Jale Hürdoğanın döpiyes ve smokinleri bizi Cumhuriyetin ilk yıllarına götürdü. O dönemin renklerini başarıyla kullanan Hürdoğan`ın koleksiyonunda büyük düğmeler ve tüvit kumaşlar dikkat çekti.


 Ve geldik en sevdiğim kısıma siyah ve beyaz... Siyah-beyaz tasarımlar neredeyse tüm koleksiyonlarda dikkat çekti ama benim en beğendiklerim oldukça başarıyla kullandıklarına inandığım Özgür Masur, Tuvana Büyükçınar, Elif Cığızlıoğlu ... Elif Cığızlıoğlu`nun tuvaletlerinde kullandığı küçük pencere detaylarına bayıldım.    Tuvana Büyükçınar siyah-beyaz çizgi modasını değişik bir formda yorumlamış. Uzun elbiseler, smokinler ve küçük elbiseler de bu detayı görmek mümkün... Pırıltılar olmazsa olmazları arasında olan Büyükçınar`ın koleksiyonunda  bu sezon transparan detaylar ve cesur dekolteler dikkat çekti.



 Özgür Masur bizlere önümüzdeki kışın beyaz geçeceğinin sinyallerini verdi. Beyaz paltoları, kalem etekleri ile tepeden tırnağa beyaz kombinlerin yer aldığı koleksiyonda modern çizgiler dikkat çekiyordu. Siyahın asaletini işlemeler ile birleştiren Masur gece elbiselerinde yine tarzını ortaya koymuş. Deri ve kürkü oldukça sıradışı bir şekilde birleştiren başarılı tasarımcı sadeliğin nasıl dikkat çekici olabileceğini bize ispat etmek ister gibiydi.


11 Mart 2013 Pazartesi

Sezon Trendleri Vol 1!

Bol yağmurlu ve soğuk günlerden sonra ilkbahar nihayet kendisini hissettirmeye başladı bundan sonra sıcacık bahar aylarının ve bol güneşli  günlerin tadını çıkaracağız. Moda haftaları birbiri ardına devam ederken bize İlkbahar-Yaz trendleriyle ilgili ipuçları vermeye devam ediyorlar. Bu sezon çok renkli ve bol desenli kıyafetlere kendinizi hazırlasanız iyi olur. Üstelik birbirine zıt renkleri karıştıracağız, iki farklı deseni birlikte kullanmayı öğreneceğiz ama bir yandan da çok eğleneceğiz orası kesin ;)
 Pastel renkleri bir arada kullanmak oldukça popüler uçuk pembe,su yeşili,bebek mavisi,krem ve beyaz karıştırabildiğiniz kadar karıştırın birbirleriyle ne kadar uyumlu olduklarını görecek ve şaşıracaksınız. Su yeşilini mor,mavi,bordo ve krem ile kombinlemeyi deneyin. Üstteki görsellerde ben mor ile kombin yapmayı tercih ettim. Loafer bu sezon yine çok moda geçen sezon almadıysanız bu sezon mutlaka edinin. Yine üstteki kombinde pembe ve sarıyı kombinledim. Bence oldukça romantik ve yer yer 60`lı yılların esintisini taşıyan bir kombin oldu. Stilettolar naif renklerin yanı sıra oldukça canlı renklerde de karşımıza çıkacaklar. Benim favorim ise krem ve pudra rengi olanlar çünkü her renk ile kolayca kombinleniyor hayat kurtarıyorlar. Bu sezon A kesimli yüksek bel etekler çok moda ister diz hizasında ister mini mutlaka denemelisin kusurları şahane kapatıyor. Bu tarz etekleri şifon bluzlar ile kombinleyin derim. Ayrıca  suluboya desenleri yine önplana çıkacak ben bu deseni salaş bluzlar ve aksesuarlar da çok seviyorum. Bu nedenle çantayı bu desenden seçtim ve bence harika görünüyor.

Pek çok markanın vitrininde çizgili pantolon ve kazaklar dikkatinizi çekmiştir. Vücut yapısı müsait olanlar boyuna çizgili pantolonları blazer ceketler ile kombinlemeyi mutlaka denemeliler. Benim hoşuma giden ise salaş pantolonlar ile çizgili  ince kazaklar... Siyah beyaz bu desende vazgeçilmezim bu nedenle görseli siyah-beyaz hazırlamayı tercih ettim. Marin temasına da  ince bir gönderme yapan bu trend retro  gözlükler ile kombinlendiğinde Audrey Hepburn ya da Grace Kelly gibi görüneceksiniz :)

Bu sezonun bir başka renk trendi mandalina ve şeftali... Bu  iki rengi eskiden bir arada kullanmayı hayal bile edemezdik. Bu sezon biraz cesaretli olmakta fayda var. Ben şeftali rengi bir ceket ile şifon mandalina rengi bir gömleği kombinledim. Yüksek bel dar kesim bir kot ve pudra stiletto ve kolye ile görünümü biraz softlaştırdım. Çanta olarak bu iki rengin bir arada kullanıldığı, uzun askılı, kutu çantayı tercih ettim. Bu çanta aklınızın bir köşesinde bulunsun zira bu tarz çantaları bu sezon her yerde göreceksiniz benden söylemesi... Sezon trendlerinin ilk etabı şimdilik bu kadar. İkinci bölümde biraz daha desenlere ve aksesuarlara yoğunlaşacağız tabi ki moda  haftalarından ipuçları almaya devam edeceğiz. Sevgiler...                    Facebook Sayfamı Takip için Tık Tık 
Twitter adresi için Tık Tık
Instagram Tık Tık

23 Şubat 2013 Cumartesi

MODA HAFTALARINDAN İLKBAHAR-YAZ TRENDLERİNE DAİR İPUÇLARI


 New York, Londra ve Milano Moda Haftasını ilgiyle takip edenlerden biriydim. Önümüzde daha pek çok moda haftası olsa da modaya yön veren pek çok tasarımcının defileleri geride kaldı. Arka arkaya ünlü tasarımcılar ve markaların defilelerini izlerken İlkbahar-Yaz trendleri hakkında da fikir sahibi oluyoruz. Benim bu üç haftadan çıkardığım yegane sonuç şudur; çok farklı bir mevsim geliyor hemde çok :)



Renklerde kesinlikle bir kısıtlama yok hatta yıllardır aman uyumlu olsun diye kafa patlatma derdinden de kurtuluyoruz. Şimdi renkleri karıştırmak çok moda uyumsuz olsalar bile... Canlı renkler yazın ışıltısını taşırken pudra renkleri ilkbaharın romantizmini yansıtıyor. Pudra derken yalnızca pudra pembesinden bahsettiğimi sanmayın; pudra mavisi ve nude diye tabir ettiğimiz krem tonları çok çok moda!


 
Özellikle Haute Couture Koleksiyonlar da ışıltılar, işlemeler, danteller ve metalik renkler dikkat çekiyor. Zuhair Murad , Elie Saab bu trendlerin en büyük temsilcilerinden... Tom Ford ise bizlere geometrik desenlerin dönüşünü haber veriyor. Çizgiler, keskin desenler ve canlı renklerin yer aldığı koleksiyon aynı zamanda  farklı desenlerden parçaların kombinlenmesiyle bu trende dair ipuçları veriyordu.



Victoria Beckham defilesinde minimal parçalar ve bu sezonun yine öne çıkan siyah-beyaz kombinleri hakimdi. Valentino fırfırlar, şifonlar, çiçek ve suluboya desenleri ile retro esintilerini romantizm ile birleştiren bir koleksiyon sundu. Peplum trendinin henüz podyumları terketmeye niyeti olmadığını da belirtmek isterim. Pek çok tasarımcı bluz ve elbiselerde bolca peplum detayı kullanmayı tercih etmişti yani retro kaldığı yerden devam ediyor arkadaşlar :)




Aksesuar modasına gelince metalik renkleri gümüş ve altın olarak bilenler metalik mavi, yeşil gibi renkler ile tanışacaklar üstelik aksesuarlarda oldukça popüler olacak bu renkler... 60`lı yıllardan kopup gelen doktor çantaları biraz daha renklenerek yollarına devam ediyorlar. Gösterişli bileklikler ve romantizmden vazgeçmeyenler için gece elbiselerini eldivenler ile tamamlamak hoşunuza gidebilecek detaylardan... Dolgu topuk spor ayakkabılarla tanışmış ve adapte olmuştuk şimdi platform olanları ile tanışacağız :) Gözlüklerde geometrik desenlerin havası hakim tabi retro etkisini unutmamak gerek... ''Ben platform sevmem dolgu topuk iyidir iyi'' diyenler hiç üzülmesinler dolgu topuk bu sezon yine tahtını terketmeyecek. Şimdilik üç moda haftasından çıkardığım trend ipuçları bu kadar önümüzdeki haftalarda yeni haberleri ve trendler için ayrı ayrı kombin önerileri paylaşacağım takipte kalın ;)

16 Ocak 2013 Çarşamba

Dünya Vitrinlerine Göz Atalım!


Vitrinler sezon trendleri hakkında bize bilgi veren en önemli kaynaklardan biridir. Özellikle modaya yön veren ünlü markaların önemli moda merkezlerindeki kendi mağazalarının vitrinleri  ilham verici tasarımlarıyla bize bu trendlerin kombini konusunda yardımcı oluyor. Sizler için Pekin, Şanghay ve Hong Kong gibi moda merkezlerindeki dünya devlerinin vitrinlerini kolajladım. Hep beraber bir göz atalım ne dersiniz?



 Elie Saab,Chanel ve Dior vitrinlerinde pudra pembesi ve işlemelerin hakimiyeti söz konusu... Kristal taş ve payetler ile süslenen tasarımlarda romantik bir hava söz konusu.



Kış vitrinlerinde beyaz görmeye pek alışkın olmasakta alışmaya başlasak iyi olur. Kırık beyaz; gümüş,dore yada bordo ile kombinlenerek kış vitrinlerine iddialı bir giriş yapıyor.

Özellikle yeni yıl zamanı vitrinlerde görmeye alışkın olduğumuz gece elbiseleri kürkler ve işlemeler ile daha da gözalıcı hale geliyor. Maskeler ise 60`lı yıllardaki ünlü maskeli partileri çağrıştırıyor. Bu vitrinlerin pek çok ülkedeki yerli markalara da ilham verdiğini söylemek mümkün.



 Barok desenler bu sezonun en çok ilgi çeken trendlerinden biriydi. Özellikle Alexander McQueen  tasarımlarında başlayan bu akım diğer markalarada sıçramış durumda. Entresan olan detay ise barok desenlerinin animal print ile bir arada kullanılması bu karmaşıklık; barok deseni ağır havadan uzaklaştırırken bize bir başka kombin fikri veriyor.


Pul ve payetler bir yana zımba trendi diğer yana :) Sanırım bu sezonun birincisi bu trend oldu. Küçükten büyüğe hemen hemen herkesin ucundan kıyısından yakaladığı bu trend bir süre daha vitrinleri terketmeyecek gibi gözüküyor. Kırık beyaz gibi naif renkleri bir anda sıradanlıktan çıkaran siyahın ise asaletini pekiştiren bu detay ünlü markaların vitrinlerinde de ön planda tutulmuş. Dünyaca ünlü markaların Sonbahar-Kış vitrinlerinin durumu budur. Önümüzdeki günlerde aksesuar vitrinlerini de yayına koyacağım. Takiplemeye devam edin ;) Sevgiler...

7 Aralık 2012 Cuma

OKUL GÜNLERİNE DÖNÜŞ!

Sonbahar-Kış sezonu geldi geçiyor trendleri ise bitmek bilmiyor. Modacılar yeni trendleri belirlerken her zevke hitap etmenin bir yolunu bulmayı ilke edinmişler sanki . Eskiden (en azından benim için eskiden) bu mevsim okul demekti. Sırt çantaları, armalı ceketler, kurdeleli gömlek, pileli etek ve tabi ki oxfordlar :)
Geçmişe özlem duyanlardansanız; bunların hepsini bir arada kullanın demiyorum tabi ki ama okul yıllarını hatırlatan bu parçalarından bir iki tanesini bir arada kullanmaktan zarar gelmez aksine  sizi oldukça stil sahibi gösterebilir.
 Sözlerimden anlayacağınız üzere yeni trendimiz kolej hayırlara vesile olsun :) Size hazırladığım bu görseller bu trende farklı açılardan yaklaşmanızı sağlayabilir. Örneğin yukarıdaki kombinde ; Grease  filminden fırlamış gibi görünmeniz mümkün! Retro etkisi zaten kolej trendinin özünde var. Bu renkli kısa deri mont Amerikan filmlerindeki kolejli çocukların  montlarını anımsatıyor. Gri kloş etek ve  oxfordlar ile kombinlendiğinde sezonun tüm trendlerini göze batmadan kullanmış oluyorsunuz. Bu kombin için en uygun seçim  postacı çanta ama sırt çantası ile de kombin yapabilirsiniz.
Siyah ve beyazın o klasik uyumundan vazgeçemeyenler için alternatif bir kombin işte karşınızda... Yakasız ceketler ile oldukça  modernleşen bu fırfırlı gömlek aslında kombinimizin de kilit parçası. Kurdelesi romantik bir hava veriyor. Zımba  trendi sneakers, çanta ve cekette kullanılmış. Eteğin deri olması bir başka detay... Bu sezon deri hemen hemen her parçada kullanılıyor. Geçen sezon biker ceketler ve taytlar  ile başlayan bu trend;  bu sezon dolaplarımızda daha fazla  yer işgal edeceğe benziyor. Aksesuar olarak gösterişli küpe ve kolyelerden kaçının! Her parmağa takılan yüzükler çok daha yerinde bir seçim olacaktır. Unutmayın zaten bu tarz bir kombin ile yeterince dikkat çekeceksiniz :)

Maskülen tarzdan hoşlanan yada her daim rahatlık peşindeyim diyenler için yaptığım bir kombin de sıra... Kolej trendinin bir başka güçlü temsilcisi sweatshirtler. Bebe yaka ve rengarenk desenleri ile kaba görüntülerini kırarken bir yandan da bize okul yıllarının forma üstü vazgeçilmezliklerini hatırlatıyorlar. Boyfriend jeanler ile kombinlebileceğiniz gibi chino pantolonlarla  da rahatlıkla kullanabilirsiniz. Oxfordların boğazlı modelleri yeni yeni vitrinlerdeki yerini aldı. Bence Converse`lere karşı güçlü bir rakip olmaya adaylar... Siz ne dersiniz?




Umarım görsellerim size bu trend hakkında biraz ipucu vermiştir. Ayrıca bu sezon pek çok moda dergisinde örnek kombinler bulabilirsiniz. Aksesuar olarak kolye ve broşlardan yararlanabilirsiniz. Özellikle bebe formundaki yakalar bu trend için yaratılmış diyebiliriz. Yukarıdaki aksesuar seçenekleri ve daha fazlası için EnderTanBlog Satıyor! adresini ziyaret edebilirsiniz. Sevgiler...